MAÇTAN ÖNCE UYARMIŞTIM- DELİKANLILAR BİR DELİLİK YAPMADAN ONLARA SAHİP ÇIKALIM DİYE...

MAÇTAN ÖNCE UYARMIŞTIM- DELİKANLILAR BİR DELİLİK YAPMADAN ONLARA SAHİP ÇIKALIM DİYE...
BİZE AĞIRBAŞLI OLMAK YAKIŞIR
TAHRİKLERE KAPILMAYIN
Futboldaki başarımızla yükselen millî gurur Avrupada Türk festivali gibi gösterilere sebep oldu. Bundan rahatsız olanlar, bugünkü Hırvatistan maçını da kazanırsak; gösterileri provoke etmek isteyebilir. Bölücü örgüt bu işin taşaronu seçilip Türk bayraklı arabalara, evlere, işyerlerine saldırı olabilir. Nitekim fısıltı gazetesiyle yayılan "Kürtler olay çıkaracak" söylentilerini yabana atmayalım.
Şunu iyi bilelim:
Kürtler Türkiye'nin zaferinden gurur duyar, olay çıkarmaz.
İsviçre ve Çek Cumhuriyeti galibiyetlerimizden sonra arabalarına bayrağımızı asıp konvoya katılanlar arasında Urfa, Erzincan, Gaziantep tarafından vatandaşlarımız yok muydu sanki?
Doğuda, Güneydoğuda, Diyarbakır-Van-Hakkari'de bile millî takımın başarısından gurur duyuluyor.
Bırakın Türkiye'den gelen "Kürt asıllı" vatandaşlarımızı Araplar, Afrikalılar bile bizimle eğlenmediler, coşmadılar mı?.
Türklüğün manevî coğrafyasının ne kadar geniş olduğunu bizzat görüp sevinmedik mi?..
Ancak bu akşam Avrupa çeyrek final maçını da geçersek; kutlamaları hedefinden saptırmak, Türkleri potansiyel suçlu göstermek isteyenlere karşı çok uyanık ve tedbirli olmalıyız.
Bizim Kürt dediğimiz vatandaşlarımızla herhangi bir derdimiz, sıkıntımız yok. Çünkü zaten pek çok Kürt arkadaşımız var. Ancak; zaten Türkiye düşmanlarının maşası olan bölücü örgütün uzantılarını kurmuş olabilirler. Kendi akılları fikirleri ile hareket etmekten aciz, kumandaları gizli ellerde olan zavallılar çıkarsa; onları kesinlikle muhatap almayalım.
Bu hatırlatma Avrupadaki bütün vatandaşlarımız için geçerlidir.
Fakat en çok da gençlerimiz için geçerlidir.
"Deli-kanlı"yız, o halde delilik de hakkımızdır, demesinler..
Bakın size tarihten bir hadise anlatayım:
Cihan padişahı, Fransızların da "Magnifique" (Muhteşem) lakabıyla andıkları Kanunî Sultan Süleyman Macaristan seferinden dönerken ordusuna İstanbul önlerinde konaklanmasını emreder. Payitahta gece, el-ayak çekilince, sessiz sedasız girilecektir. Ülkelerin, kıtaların önünde eğildiği büyük padişah, "Muhteşem Süleyman" "Ola ki" der, "Ahali yollara dökülür, Allah'ın inayetiyle kazandığımız zaferi kendimizden sanırız!."
Büyük bir seferden, zaferden bile kendizine gurur payı çıkarmak istemeyen padişahlar nerde, biz nerdeyiz?.
Kanunî devri ki, gücümüzün zirvede bulunduğu; Haçlılara taç çıkarttığımız, baş kaldıranın başını kopardığımız devir..
Törensiz- merasimsiz, alâyişsiz-nümâyişsiz seferden dönen cihan padişahının soyundan, Osmanlı torunları değil miyiz?..
Elbette eğlenmek, başarımızdan gurur duymak hakkımız..
Yıllarca ezildik, büzüldük, geri çekildik...
Kendimizi bulmaya, kendimize gelmeye muhtacız.
Başarıya, zafere susamış bir toplumuz..
Eğlenirken de, öğrenirken de kutlama yaparken de; bize ölçülü, ağırbaşlı, soğukkanlı olmak yakışır...
İnşallah bu akşam Hırvatlara karşı yeni bir destan yazacağız..
Hasan TÜLKAY
20 Haziran 2008 Cuma Clihy Sous Bois Ülkü Ocağı Paris-Fransa
babaturk@mynet.com
hasantulkay@hotmail.com
http://hasanhoca.azbuz.com
# Posté le vendredi 20 juin 2008 22:26

"FELEK BENİ TAŞA ÇALDI NEYLEYİM" TÜRKÜSÜNÜ BİLDİNİZ Mİ?..KAYSERİLİ TEKİN'DEN DİNLEYİN

"FELEK BENİ TAŞA ÇALDI NEYLEYİM" TÜRKÜSÜNÜ BİLDİNİZ Mİ?..KAYSERİLİ TEKİN'DEN DİNLEYİN
SİTEM
AH NEYLEYİM FELEK SENİ
GURBET ELE ATTIN BENİ
KADİR KIYMET BİLMEDİN OY
KIYMETİMİ BİLEMEDİN
BEŞ ON PULA SATTIN BENİ

DÜŞÜNÜRÜM DERİN DERİN
GURBET MİYDİ SENİN YERİN
DERTLİLERİN GARİPLERİN
KERVANINA KATTIN BENİ

İNLER GARİP BÜLBÜL GİBİ
GURBETÇİNİN YOK SAHİBİ
KARANLIK GÖRÜNMEZ DİBİ
KÖR KUYUYA İTTİN BENİ

BU ÇİLENİN SONU MU VAR
GÜNÜM ZİNDAN ÖNÜM DUVAR
HAYATIMIZ OLDU KUMAR
ÖLÜMÜNE ÜTTÜN BENİ

DAĞLAR ÇEVRİLDİ YOLUNA
SIZILAR İNDİ KOLUNA
MUHANNET GURBET ELİNE
NEDEN MUHTAÇ ETTİN BENİ

ACIMADIN GENÇ YAŞIMA
NE DERTLER SARDIN BAŞIMA
GURBETLİK MEZAR TAŞIMA
İLMEK İLMEK ÇATTIN BENİ

HASAN HOCAM SÖYLER BUNU
FERYADININ YOKTUR SONU
AŞTI DERDİ YÜZBİN TONU
PARE PARE YUTTUN BENİ
LOKMA YAPTIN YUTTUN BENİ
Hasan TÜLKAY
18-19 Haziran 2008 Gecesi
93220 Gagny (Paris)
babaturk@mynet.com
hasantulkay@hotmail.com
http://babaturk.azbuz.com

Not: Bu "şiir" hüzünlü bir gurbet gecesinin acı meyvesi.. Biraz üdeba ve şuara taifesiyle haşır neşir olmuşluğumuz var ya, şiirden anladığımı zannederim. Yazılmasına galiba Tekin kardeşimiz vesile oldu. "Paris'te Çek Zaferi" fotoğraf albümünü hazırlarken, bazı dostlarım şaka yollu sitem ettiler . Halbuki hiç öyle kasda mahsusum yoktu. "Cafe Turquoise" tam beş yol ağzı kavşak-meydan olduğundan gösterilerin odağıydı. Fakat buna rağmen sitemlerin haklılık payı da vardı. Eksiğimizi tamamlamak niyetiyle "Çiftlik Kahvesi"nden de birkaç kare resim çektim. Kahveci Tekin Clichy sous Bois-Gagny Türk-Fransız Dostluk Derneği çatısı altında faaliyet gösteren Ülkü Ocağımızda gençlere bağlama (saz) dersleri de veriyor. Üstüne üstlük derneğimizin, ocağımızın yeni yöneticilerinden.. Kendisi çekirdekten ülkücü değilse de, birçok "eski"den daha fedakâr çalışıyor. Bilen bilir, anlayan anlar. Fakat o; bilinsin, takdir edilsin diye değil, hakikaten gönül rızasıyla fisebilillâh çalışıyor. Tekin'in sazını dinleyip de bir gurbet şiiri yazmasak ayıp kaçardı.
Biliyorum; bu şiir hasreti bilmeyen, gurbeti olmayan üçüncü nesil yavrularımıza pek birşey ifade etmeyecek. Ne zaman ki Türk'ün gönül telinden anlayan, duygulanan gençlerimiz çoğalırsa, biz kültür savaşını kazanırız. Yoksa yazımızdan, sazımızdan, sözümüzden zevk almayan gençlerin, Türk nüfus cüzdanı taşımaları pek mana ifade etmez. Kendi dilimizi, kendi şarkımızı, kendi türkümüzü, kendi şiirimizi, kendi hikayemizi bilecek, anlayacak, zevk alacağız ki; Türk olarak kalabilelim.

http://hasanhoca.azbuz.com adresimde futbol zafer şenliği resimleri... Beklerim.





[ Ajouter un commentaire ] [ Aucun commentaire ]
# Posté le vendredi 20 juin 2008 22:09

KULÜPLERİMİZ AYRI OLSA DA KALPLERİMİZ BİRDİR- TARAFTARIZ FAKAT ASLA HOLİGAN DEĞİLİZ

KULÜPLERİMİZ AYRI OLSA DA KALPLERİMİZ BİRDİR- TARAFTARIZ FAKAT ASLA HOLİGAN DEĞİLİZ
CİM-BOM AŞKINA TÜRKLÜK AŞKINA
"ULTRASLAN"LAR "OCAK"TA TOPLANDILAR

Türkiye'de Cim-Bom'un şampiyonluk kutlamalarını, daha doğrusu kutlama adına yapılan israf ve taşkınlıkları kınayan birisi olarak; Paris'te UltrAslan-Fransa toplantısına katılacağım hiç aklıma gelmezdi. Eee... "Gülme komşuna, gelir başına" sözü boşuna söylenmemiş..

CİM-BOM'U TUTARIM, FANATİK DEĞİLİM...
Gerçi kendimi bildim bileli ben de Galatasaray'ı tutarım. Fakat Ortaokuldan sonra ülkücülük tutkumuz Cim-Bom aşkına galip geldi. Daha ziyade bir milli takım taraftarı oldum. Yabancılarla yaptığımız her maçı da milli maç gibi gördüm; Avrupa takımlarına karşı oynayan Türk kulüplerini ayrım yapmadan destekledim. Tabii ki bizimki sadece bir gönül desteği.. Yoksa Trabzonspor'un Lyon'u Lyon'da perişan edecek şekilde muhteşem bir oyun sergilediği ve rakip sahadan 4-3 galip ayrıldığımız maçtan başka gittiğim maç da yoktur. Galiba 1991 senesiydi ve o zaman Lyon bölgesinde T.C. Milli Eğitim Bakanlığı adına Türk Kültürü ve Türkçe Dersleri öğretmeniydim. Futbolda yabancı bir takıma karşı galip gelmenin, bilhassa gurbetçilerimiz için ne kadar önemli olduğunu ben o gün bizzat gördüm ve yaşadım.

MİLLİ MAÇLAR, MİLLİ AŞKLAR...
Ezilen, horlanan, dışlanan, yabancılığı yüzüne vurulan insanlar; spordaki başarılardan sonra adeta, "Gördünüz mü gücümüzü, bakın bizim de sizden aşağı kalan bir tarafımız yokmuş. Hatta sizden üstünüz bile" duygusunu dışa vurma fırsatı buluyorlar. Alt tarafı "ayak oyunu" olsa bile, futboldaki uluslar-arası başarı milli ruh ve heyecanın diri tutulması açısından çok önemli. Avrupa'ya karşı kazandığımız maçlardan sonra ay-yıldızlı al bayrağımızı kapıp "Vive La Turquie" (Yaşasın Türkiye!..) çığlıkları ile sokaklara dökülen gençlerimizin heyecanı bir milli aşk sayılamaz mı?.. Bayrak aşkı, vatan aşkı, Türkiye aşkı, Türklük aşkı!.. Takım aşkı böylece bir milli aşka da dönüşüyor.

GS AVRUPA'DA MARKA...
Fenerbahçeli damatlar ve yeğenlerimi de Galatasaraylı çocuklarım, yeğenlerim kadar severim. Fakat ailedeki FB'liler şunu bilsinler: Avrupa'da Galatasaray imajı Fener'den çok daha parlak.. Belki de Avrupa'da süper kupayı kazanan ilk Türk takımı olmasından dolayı.. Türkiye hakkında pek bilgisi olmayan ortalama Fransızlar bile Galatasaray'ı tanıyorlar, GS'lı birkaç oyuncunun adını sayabiliyorlar. Galatasaray deyince hemen akıllarına Türkiye geliyor. Türkiye'nin tanıtımı için işte bir fırsat!..

ORASI NERESİ DİYE SORANLARA...
Burası Paris'in banliyölerinden 93320 GAGNY'de bulunan Association de l'Amitie Franco Turque.. Türkçesi; Türk-Fransız Dostluk Derneği.. Daha da Türkçesini söylersek Fransa TÜRK-FEDERASYON'a bağlı ülkücü teşkilatlardan birisi... Halk arasında Clichy sous Bois ÜLKÜ OCAĞI olarak bilinir. Camisi, lokali, lojmanı, bahçesi, berberi, bakkalı, kasabı, imamı, öğretmeni ile mülkiyeti teşkilata ait tam bir külliye.. Paris'in en güçlü "Ocak"larından birisi.. Ocak, sosyal hayatın merkezinde ciddi bir kurum.. Küçük çapta düğün, nişan, mevlit törenleri, anma toplantıları, folklor çalışmaları, yaz okulu, Türkçe ve Kur'an kursları, kermesler, yarışmalar bu "ocak"ta yapılır. Lig Tv'den dev ekran maçlar burada izlenir... Burası bizim ocağımız, bizim bucağımız... Gurbetteki evimiz, Türkiyemiz!.. Bir zamanlar Yalvaç Ülkü Ocağı'nın başkanlığını da yapmış Isparta'lı Ahmet YILDIRIM hocamız teşkilatın imamı.. Cemaate ve özellikle de çocuklarımıza, gençlerimize İslamın aydınlığında günün meselelerini anlatmaya çalışıyor. Umulur ki arkadaşımızın sade ve samimi bir üslupla İslamın hakikatini anlatma gayreti meyvelerini verecek; yıllar sonra bu çabaları takdirle yad eden vefakar insanlar çıkacaktır...

GELELİM BİZİM "ULTRASLAN"LARA...
UltrAslan Fransa Genel Kurul toplantısı işte böyle bir ortamda yapıldı. Fransa'nın çeşitli yerlerinden gelen fanatik Galatasaraylı gençler bir gün boyunca lokalimizi şenlendirdiler. Bir gün önceden ocağın bahçe duvarına astıkları "Bir Ölür Bin Diriliriz-UltrAslan" pankartını, Allah-ül alem, ben Fransa Türk Federasyon Kurultayı'na hazırlık zannettim. Çünkü otuz-kırk yıl önce, bu sloganın gölgesinde pek çok ülküdaşımızın cenazelerini kaldırmıştık. Allah o kapkara günleri bu millete bir daha yaşatmasın.. İşin açığı; biraz kan ve intikam da kokan bu slogan Galatasaray'a ne kazandıracak, anlayabilmiş değilim. Zaten bunu anlamış olsaydım; gençlerin toplantısını sonuna kadar izler; oğlum Yücel, yeğenim Yasin gibi olurdum; Galatasaray'ın hiç değilse Antalya'daki maçlarını kaçırmazdım...

DİLİMİZ TÜRKÇEMİZ NE DURUMDA?..
UltrAslan Fransa genel kurul gündeminin Türkçe tespit edilmesi, bilgisayar sunumlarının Türkçe verilmesi ülkücü gözüyle bakanları memnun eder. Ancak genel kurul konuşmaları Türkçe-Fransızca karışık bir dille yapıldı. Fransızca ağırlıklı bu "melangé" lisanı yadırgamadım desem yalan olur... Acaba bu gençler tamamen Türkçe konuşup anlaşamazlar mı?.. Başlangıçta çok zorlansalar da Türkçe bu gençlerin günlük konuşma lisanı haline gelebilir. Elbette Fransızca kadar kolay ve pratik olmasa da; ikna edilirlerse kısa süreli ciddi bir eğitimin sonunda bu gençlerin çatır çatır Türkçe konuşabileceklerine inanıyorum. Çünkü hepsi de gözlerinden zeka fışkıran pırıl pırıl gençler.. Onlara bir abi tavsiyesi olarak söylüyorum:
Aman ha gençler, dilimizi, Türkçemizi unutmayalım.
Türkçe okuyalım!..
Türkçe yazalım!..
Türkçe düşünelim!..
Türkçe konuşalım!..
KısacasıTürkçe yaşayalım!..
Türkçe hayatımıza, biz de Türkçeye hakim olalım!..

CİM-BOM SEVGİSİ SINIR TANIMIYOR...
Fransa UltrAslan grubunda az da olsa Türk olmayanlar da var.. Mesela bunlardan birisi Moritanya kökenli Kelfia Osman.. Paris Montfermeil'de yaşayan yoksul kara Afrikalılardan.. Müslüman olup olmadığını sormadım, bilmiyorum; fakat Türkleri hele Galatasaray'ı inadına çok sevdiğini bizzat gördüm. O yoksul kara çocuk iki defa İstanbul'a, Ali Sami Yen'de Galatasaray maçı izlemeye gitmiş. Song'un da hemşehrisi galiba.. İseré (38) bölgesinde de Galatasaray taraftarı bir Fransız bayan öğretmen tanımıştım yıllar önce...
Türk denince "dansöz, lokum, mafya" akla geliyordu hep.. Bence Galatasaray ismi ülkemizin tanıtımına olumlu bir katkı sağladı.

NE DE OLSA ESKİ "CİM-BOM "LUYUZ...
Fransa'da öğretmenlik yıllarımda talebelerimin çoğu Galatasaray'ı tutardı. Ben de müşterek bir nokta yakalamanın çocukların hoşuna gidecek marşlar, şiirler yazardım.Bunlardan birisini gençlere de okudum:
CİM-BOM MARŞI
Avrupa'da ümidimiz -Haydi bastır aslan cim-bom
Sevgin yüreğimde deniz- Haydi bastır aslan cim-bom

Moskova'yı geçeceksin- Monako'ya uçacaksın
Her kapıyı açacaksın- Haydi bastır aslan cim-bom

Barselona korksun bizden- Gürleyen gür sesimizden
Geliyoruz aynı izden-Haydi bastır aslan cim-bom

Rengin sarı al kırmızı- Hep bu yurdun oğlu kızı
Duymayanlar duysun bizi Haydi bastır aslan cim-bom

Tek ses bugün bütün vatan- Hücum oyna sağlam arkan
Tarihlere yaz bir destan- Haydi bastır aslan cim-bom
Hasan TÜLKAY- Romans- 24 Kasım 1993


"ASLAN CİMBOM"A SON ŞARKI BİZDEN...
Bugünün anısına "UltrAslan"lara armağan olarak bir de şarkı yazdık, besteledik. Gençler telefona kaydettiler. Henüz son şeklini vermediğimiz şarkının bir bölümü şöyle:

Bir sevdasın yüreklerde sarı kırmızı
Avrupa'nın fatihi aslanım benim
Yükselttin göklerde bayrağımızı
Avrupa'nın fatihi "Cim-Bom"um benim

Gururluyuz, onurluyuz "Cim-Bom"luyuz biz
Sarı kırmızı forma gönül rengimiz
Türkiye'de bir taneyiz yoktur dengimiz
Avrupa'nın fatihi "Cim-Bom"um benim

Sözler ve melodi üzerinde çalışabilirsem şayet; şarkımızı ultrAslanlara göndereceğim.

TARAFTARLIK GÜZEL, HOLİGANLIK ÇİRKİN
Takım tutmak, ekip ruhu oluşturmak iyi bir şey.. Ancak başkalarına küfretmek çok kötü.. UltrAslan toplantısına arkadaşlarını ziyarete gelen "Karamanlı-MHP'li" gençlerimizden Rıza Ermenek iyi bir Fenerbahçelidir. Son iki maçta şampiyonluğu kaybettikleri için biraz boynu bükük de olsa; Rıza UltrAslanları takdir ve tebrik edebildi. Başarıyı kutlamak, mağlup takım taraftarının da üzüntüsüne saygı duymak; bizi küçültmez, bilakis büyültür.. Sevgi-Barış-Kardeşlik duygularımızı güçlendirmek için bu inceliğe dikkat edelim.

GENÇLERE SON SÖZÜM:
Hangi takımdan olursanız olunuz; Fransa Türk-Federasyon'a bağlı teşkilatlar sizin eviniz, ocağınızdır. Bu ÜLKÜ OCAKLARI'nın sönmemesi için birlik olalım. Ocaklarda buluşalım, ocaklarda kaynaşalım, ocaklarda pişelim..
UltrAslan genel kurul toplantısı vesilesiyle yarım saatliğine bile olsa bana farklı duygular yaşatan, Fransa'nın çeşitli yerlerinden gelen sevgili gençler; Konyalı Selahattin Kaya, Salih Atacan; Alanyalı Özgür Yılmaz, Kayserili Emre Ergün, Anıl Çiftçi, Bayburtlu Hasan Katılmaz, Ankaralı Erol Önsay, Manisalı Mesut Dede, Trabzonlu Umut Kılıç, Yozgatlı Ayhan Temel, Mersinli Adem Oflaz, Emirdağlı İbrahim Kıran, Selim İnci, Emre Ergün... ve isimlerini hatırlayamadığım için bana gücenmeyecek diğer genç arkadaşlar!..
Hepinize başarılar dilerim...
Cim-Bom aşkına paralel vazife ahlakı, memleket-millet ve insanlık sevgisi hepimizi daha mutlu yarınlarda buluşturur inşaallah...
Hasan TÜLKAY
24 Mayıs 2008 Cumartesi, 93220 GAGNY-PARİS
http://hasanhocam.skyrock.com
babaturk@mynet.com
hasantulkay@hotmail.com
Not: On günden bu yana ilk defa derli toplu günlük yazabildim.
Türkçe klavyem de olmadığı için yazmak çok sıkıntılı bir iş...
Aslında daha çok sözüm vardı; fakat vaktim yok...


# Posté le dimanche 25 mai 2008 12:48

ADAM 50 YAŞINDA -ÜSTELİK "HOCA" -YİNE AŞIK OLUR MU?-OLMAZ OLAMAZ DEMEYİN-BU SAYFAYI OKUYUN

ADAM 50 YAŞINDA -ÜSTELİK "HOCA" -YİNE AŞIK OLUR MU?-OLMAZ OLAMAZ DEMEYİN-BU SAYFAYI OKUYUN
EVDEŞİME

Saçımıza düşen aklar
Bana seni çağırıyor

Savrulan sarı yapraklar
Bana seni çağırıyor

Çiçekler bahçeler parklar
Bana seni çağırıyor

Savrulan sarı yapraklar
Bana seni çağırıyor

Kaldırımlar kar sokaklar
Bana seni çağırıyor

Kara yel vuran etekler
Bana seni çağırıyor

Savrulan sarı yapraklar
Bana seni çağırıyor

Kokun yok yorgan yataklar
Bana seni çağırıyor

Mevsimler soğuk sıcaklar
Bana seni çağırıyor

Savrulan sarı yapraklar
Bana seni çağırıyor

Savrulan sarı yapraklar
Bana seni çağırıyor

Gurbet yakınlar uzaklar
Bana seni çağırıyor

Geçen yıllar “Bir Ocak”lar
Bana seni çağırıyor

Savrulan sarı yapraklar
Bana seni çağırıyor

Hasan TÜLKAY
31 Aralık 2005-LYON

SAYFADAKİ RESİM: 31 ARALIK 2005 ÖĞLEDEN SONRA LYON PARC TETE D'OR YAKINLARINDA BİR SOKAKTA..ESKİ YILIN SONU YENİ YILIN BAŞI GÖRÜNMÜŞ. BU AKŞAM YILBAŞI GECESİ..AMA BENİM GÖNLÜM BURUK, YÜREĞİM YARALI.. EŞİMDEN, ÇOCUKLARIMDAN, YUVAMDAN, AİLEMDEN UZAĞIM..GURBETİN DERİN YERİNDEYİM..TEK BAŞINA SOĞUKTA LYON SOKAKLARINDA, GARDA, PARKTA, TREN YOLUNDA SAATLERCE YÜRÜDÜM..ERKEKLER AĞLAMAZ DESELER DE BİR KÖŞEDE USUL USUL, İÇİMİ ÇEKE ÇEKE AĞLADIM.. AH HASRET..AH GURBET..AH YALNIZLIK.. GERÇİ ÇOK SEVDİĞİM DOSTLARIM, ARKADAŞLARIM, ÜLKÜDAŞLARIM VAR BURADA.. MUSTAFA CAN, DURMUŞ KARADAŞ, SAMİ TÜRKAY HOCA, HALİS KİRAZLI, HASAN HALİLOĞLU VE DAHA NİCELERİ..HEPSİYLE DE YILLAR ÖNCESİNE DAYANAN BİR YOLDAŞLIK HUKUKUMUZ VAR.NİCE GECELER BOYU ÇAYLAR İÇİLMİŞ, SOHBETLER EDİLMİŞ..CİĞERLERİMİZE SIVANAN NİKOTİN DEĞİL, MEMLEKET ACILARIDIR SANKİ..YİNE DE HALİMİ ARZ EDEMEM; DAVA ADAMLIĞI ADINA DUYGULARIMI BASTIRIR, KAN KUSSAM ŞERBET İÇTİM DERİM..ŞİİR DEMEYE BİN ŞAHİT İSTER DE, O ANKİ DUYGULARIMI HATUN İÇİN MANZUM OLARAK BÖYLE İŞLEMİŞİM GÜNLÜĞÜME..İLK DEFA BU KADAR ÖZEL DUYGULARIMI YAZDIM, AÇIKLADIM..İYİ Mİ ETTİM KÖTÜ MÜ?..OKUYANLAR TAKDİR ETSİN...



# Posté le vendredi 28 mars 2008 15:54

"AŞK" ÜSTÜNE BİRKAÇ CÜMLE: "AŞK HAYATIN MERKEZİDİR" "AŞKI OLMAYAN GÖNÜL // MİSALİ TAŞA BENZER"

"AŞK" ÜSTÜNE BİRKAÇ CÜMLE: "AŞK HAYATIN MERKEZİDİR" "AŞKI OLMAYAN GÖNÜL // MİSALİ TAŞA BENZER"
BU CUMA DA AŞKTAN MEŞKTEN SÖZ ETTİK
“KOSKOCA HASAN HOCA!..”
“YAŞINDAN BAŞINDAN UTANIR ADAM!..”
“AYIPTIR..GÜNAHTIR!..” DERLER DİYE..
AŞKA DAİR KONUŞAMADIK, YAZAMADIK..
FRANSA-BELFORT (90) DAKİ GENÇ ARKADAŞLARIMIZDAN,
AYNI ZAMANDA HEMSEHRİM OLAN
ALPEREN'E YAZDIĞIM BİR YORUMU PAYLAŞMAK İSTİYORUM:

AŞKTA SADAKAT ÇOK ÖNEMLİ...
BU DEVİRDE GERÇEK AŞKLAR AZ YAŞANIYOR..
GEÇİCİ BİR HEVES.. TEN SEVDASI.. AŞK SANILIYOR..
HALBUKİ AŞK SADECE BEDENLERE AİT BİR OLAY DEĞİLDİR.
SEVGİLİYLE CANLAR KAYNAŞIR, KANLAR KAYNAŞIR, RUHLAR BULUŞUR..
AŞK SONSUZLUĞA AÇILMAK..
AŞK BİR DAMLADAN UMMAN OLMAKTIR
AŞK SADECE CİNSELLİK OLSAYDI,
MART KEDİLERİNDEN FARKIMIZ KALMAZDI..
“FİZİK AŞK, MALÛM: ETİN ETE HASRETİ..
BAŞLADIĞI YERDE BİTER” –Cemil MERİÇ-
AŞK YÜREK İŞİDİR..
AŞK BEYİN İŞİDİR..
AŞK GÖNÜL İŞİDİR..
AŞK BAZEN FIRTINADIR, KASIRGADIR, TUFANDIR..
FIRTINAYA TUTULMUŞSAN DÜNYAYI GÖZÜN GÖRMEZ..
SEVGİLİYE KAVUŞMAK UĞRUNA ÜLKELER AŞAR, DERYALAR GEÇERSİN..
DAĞLAR DELEN FERHATLAR GİBİ BİR ŞİRİN UĞRUNA..
AŞK ATEŞ OLMUŞ SEVGİDİR, İHTİRASTIR, TUTKUDUR..
YAKAR YAKAR KÜL EDER..
ACISI BİLE İLAÇTIR AŞIĞA..
AŞK KALPTEN KALBE AKAN IRMAKTIR..
AŞK YÜREKLERİN ORTAK ÇARPMASIDIR..
AŞK SEVGİLİ İÇİN DÜNYAYI OMUZLAMAKTIR..
AŞK PAYLAŞARAK ÇOĞALMAK, PAYLAŞARAK ZENGİNLEŞMEKTİR.
AŞK İBADET EDERCESİNE SEVMEKTİR, SEVİLMEKTİR..
AŞK AÇAN ÇİÇEKTE, DOĞAN GÜNEŞTE, DELİ DALGALARDA BİLE
SEVGİLİYİ GÖRMEKTİR..
AŞK ANLATILMAZ KELİMELERLE..
ANCAK YAŞANIR..
Hasan TÜLKAY
28.03.2008 ANTALYA
SAYFADAKİ RESİM:31 ARALIK 2005 AKŞAM ÜZERİ TREVOUX (01600) HATIRASI.. TÜRK KÜLTÜR DERNEĞİ ÜLKÜ OCAĞINDA GENÇLERLE SOHBETİMİZ VARDI. ORADA ÇOK DEĞERLİ, ALTIN YÜREKLİ GENÇLER TANIDIM.. BİZE EV SAHİPLİĞİ YAPAN YOZGATLI ADEM OMUŞ BAŞKANI DA MUHABBETLE ANIYORUM.. ALLAH NASİP EDERSE YİNE BULUŞURUZ..ZATEN KALPLERİMİZ HER ZAMAN BİRLİKTE ÇARPIYOR..
# Posté le vendredi 28 mars 2008 14:59