GENÇLER BU ŞÖLENİ KAÇIRMAYIN

GENÇLER BU ŞÖLENİ KAÇIRMAYIN


LYON TÜRK KÜLTÜR OCAĞI SUNAR

TÜRKİYE SEVDALILARI KÜLTÜR ŞÖLENİ
29 ARALIK 2009 PAZAR SAAT 16.00
ŞÖLENDE BULUŞALIM
ESPACE DOUBLE MIXTE LA DOUA
43, bd 11 Novembre 1918-69100 VİLLEURBANNE
İrtibat : 04 78 52 66 91 – 06 81 51 92 30
www.turkfederasyon.fr www.lyonturkulturocagi.net

TÜRKİYE'Yİ ÖZLEYENLER
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM
İZİN YOLU GÖZLEYENLER
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

BU BİRLİĞE İNANANLAR
VATAN AŞKIYLA YANANLAR
GELİN CANLAR GELİN CANLAR
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

AL BAYRAĞIM KAN KIRMIZI
UNUTMADIK SILAMIZI
EY TÜRKOĞLU TÜRKMEN KIZI
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

ÜLKÜ YOLU KUTSAL SEÇİN
TUTUŞALIM İÇİN İÇİN
BAYRAK İÇİN VATAN İÇİN
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

DİNSİN ARTIK GÖZYAŞLARIM
ÇERKEZ KÜRT LAZ KARDAŞLARIM
KIBLESİ BİR SOYDAŞLARIM
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

AÇ YOKSULU DOYURALIM
TÜRKÜZ TÜRKÇE BUYURALIM
SESİMİZİ DUYURALIM
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

KANMAYALIM YALANLARA
HAİN SİNSİ PLANLARA
KARANLIĞI YARA YARA
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

DÖNELİM HEP ÖZÜMÜZE
GÜVENSİNLER SÖZÜMÜZE
IŞIK VURSUN YÜZÜMÜZE
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

BÜLBÜL ÖTER GÜLÜMÜZDE
AL BAYRAKLAR ELİMİZDE
TÜRKÜLER VAR DİLİMİZDE
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

GEÇMİŞİMİZ GÜNÜMÜZ BİR
KIBLEMİZ BİR YÖNÜMÜZ BİR
NİYETİMİZ ÜNÜMÜZ BİR
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

HASAN HOCAM KISA KESİN
DUYULUYOR BURDAN SESİN
HABERİ VAR HEM HERKESİN
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

Hasan TÜLKAY 30 Kasım 2009 Pazartesi
babaturk@mynet.com hasantulkay@hotmail.com
http://hasanhocam.skyrock.com http://hasanhoca.azbuz.com

Fransa nere, Türkiye nere demeyin... Bizim kalbimiz, dünyanın neresinde Türkiye sevdalı yürekler çarpıyorsa, nerede Türklük adına bir faaliyet varsa, onlarla beraberdir... Fransa Türk Federasyon'a bağlı teşkilatların düzenledikleri kültür eğlence şölenleri başarıyla ve gurbetçi vatandaşlarımızın yoğun ilgisiyle devam ediyor. Başta Hacı Şahan Uysal başkan olmak üzere, Lyondaki şöleni düzenleyen gönüldaşlarımıza saygı, sevgi ve selamlar...

# Posté le mercredi 02 décembre 2009 12:22

ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

ŞÖLENLERDE BULUŞALIM


TÜRKİYE'Yİ ÖZLEYENLER
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM
İZİN YOLU GÖZLEYENLER
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

BU BİRLİĞE İNANANLAR
VATAN AŞKIYLA YANANLAR
GELİN CANLAR GELİN CANLAR
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

AL BAYRAĞIM KAN KIRMIZI
UNUTMADIK SILAMIZI
EY TÜRKOĞLU TÜRKMEN KIZI
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

ÜLKÜ YOLU KUTSAL SEÇİN
TUTUŞALIM İÇİN İÇİN
BAYRAK İÇİN VATAN İÇİN
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

DİNSİN ARTIK GÖZYAŞLARIM
ÇERKEZ KÜRT LAZ KARDAŞLARIM
KIBLESİ BİR SOYDAŞLARIM
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

AÇ YOKSULU DOYURALIM
TÜRKÜZ TÜRKÇE BUYURALIM
SESİMİZİ DUYURALIM
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

KANMAYALIM YALANLARA
HAİN SİNSİ PLANLARA
KARANLIĞI YARA YARA
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

DÖNELİM HEP ÖZÜMÜZE
GÜVENSİNLER SÖZÜMÜZE
IŞIK VURSUN YÜZÜMÜZE
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

BÜLBÜL ÖTER GÜLÜMÜZDE
AL BAYRAKLAR ELİMİZDE
TÜRKÜLER VAR DİLİMİZDE
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

GEÇMİŞİMİZ GÜNÜMÜZ BİR
KIBLEMİZ BİR YÖNÜMÜZ BİR
NİYETİMİZ ÜNÜMÜZ BİR
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

HASAN HOCAM KISA KESİN
DUYULUYOR BURDAN SESİN
HABERİ VAR HEM HERKESİN
ŞÖLENLERDE BULUŞALIM

Hasan TÜLKAY 30 Kasım 2009 Pazartesi

# Posté le lundi 30 novembre 2009 05:41

Modifié le lundi 30 novembre 2009 06:07

DOSTLUK ZEHİRİ BAL EDER - KALPTEN KALPLERE YOL EDER

DOSTLUK ZEHİRİ BAL EDER - KALPTEN KALPLERE YOL EDER
BAYRAMI BAYRAM EDEN
DOSTLUKLARIN TAZELENMESİ...

Ramazan ve Kurban Bayramları; yoksulların sevindirilmesi, iyilik ve merhamet duygularımızın harekete geçirilmesi açısından çok mühim. Fakat bence daha da mühimi; vefa ve sadakat hissimizin canlandırılması... Bayram vesilesiyle büyüklerimizi, uzaktaki yakınlarımızı, dostlarımızı, arkadaşlarımızı arıyoruz, soruyoruz... Sılayi rahim yapıyoruz...
Bu bayram da yine yıllardır görüşmediğimiz Öğretmen Okulu talebelik yıllarımızdan arkadaşlarımızla telefonla da olsa görüştük. Anamın evinde bütün kardeşler; damatlar, gelinler, eltiler, görümceler, torunlar, yeğenler buluştuk. Bayramlaştık, yedik, içtik, helalleştik... Mersin Tömük'ten Ramazan Sığırcı, Afyon Sinanpaşa'dan Mevlüt Bayrak, Ankara'dan Şenol Özbek ve Fransa'dan Ali Gençyiğit, Babli Çuban'la bayramlaşmanın ötesinde uzun uzadıya halleştik, dertleştik...

Paris'ten Rizeli Hacı Ali Duri kardeşimizle MSN üzerinden yazışırken şöyle yazmışım:

Eskiden derlerdi ki:
"İnsanoğlu bir garip kuş.. Dün orada, bugün burada.. Yarın kim bilir nerede?.."
Artık çelik kuşlarla mesafeler de siliniyor..
Bir günde denizler aşırı, ülkeler, sınırlar ötesi yol alıyoruz..
Sesin, görüntünün iletildiği dijital iletişim ise ayrı bir teknik mucize...
Keşke zaman ve mekan kayıtlarına meydan okuyan bu hızı
manevî alanda da yakalasaydık..
GÖNÜL hudut, engel tanımaz...
Sevdiğiyle her an beraberdir insan..
Kendime yakından öte, gönüldaş hissettiğim dost yürekleri her zaman hatırlayacağım...”

Kızım, damadım, torunum dün bizimleydiler. Bugün bin kilometre ötedeler... Aradaki mesafe sevgimize meni değil... Hele ASLI'nın kokusu sinmiş minik yastığı, resimlerini, hatta dolapta unuttukları ağrı kesici Minoset şurubunu bile seviyoruz...

Azbuz sitemde yayınlanan PARİS'TE ÇEK ZAFERİ başlıklı fotoğraf albümünde 6. resimde BABLİ görülüyor. Resminin altına 15 Haziran 2008 günü şu notu düşmüşüm:

BABLI ÇUBAN..
1962 URFA-HALFETİ DOĞUMLU..
23 SENELİK GURBETÇİ..
KONFEKSİYON İŞİNDEN SONRA BAKKAL, KASAP,LOKANTA (RESTAURANT) İŞİNE GİRMİŞ..
PARİS GAGNY`DE TURQUOİSE (TURKUAZ) LOKANTA VE KAFE-BAR`I SİVASLI TAHSİN`LE BİRLİKTE İŞLETİYORLAR..
BABLI, İSMİ GİBİ NADİR BULUNAN BİR İNSAN..
HALFETİ DOĞUMLU, APO`NUN HEMŞEHRİSİ DİYE HEMEN MİM KOYMAYIN..
BABLI, ÖZÜYLE SÖZÜYLE BİZDEN BİRİ..
DEVLETİNE, MİLLETİNE SADAKATLA BAĞLI..
BAĞLI OLMAKTAN ÖTE GURBET ELDE KİMLİĞİMİZİ KORUMA, DEVLETİMİZİ MİLLETİMİZİ HER TÜRLÜ BÖLÜCÜ YIKICI EMELLERE KARŞI SAVUNMA DUYGUSU İLE YERİNDE DURAMAYAN, HAREKETE GEÇENLERDEN..
BABLI İNANMIŞ BİR DAVA ADAMI...
BAKİR BİR ANADOLU ÇOCUĞU..
NE İZMİR`DEKİ HAYAT, NE DE PARİS BABLI`NIN ÖZÜNÜ DEĞİŞTİRMEMİŞ..
GURBETÇİ GENÇLİĞİN EZİLEN BOZULAN TARAFLARINA DA ÜZÜLEN, EĞİTİM MESELEMİZE AKLI ERDİĞİNCE KAFA YORAN, TÜRK-İSLAM DAVASINA GÖNÜL VEREN BİR ÜLKÜ ERİ BABLI..
URFALI OLMASINDAN DOLAYI HORLAYANLARA, ŞÜPHEYLE BAKANLARA İNAT; BABLI FRANSADA ÜLKÜCÜ HAREKETİN EN FEDAKAR ASKERLERİNDEN BİRİSİ..
PARİS CLİCHY SOUS BOİS ÜLKÜ OCAĞININ KURULUŞUNDA, MEVLANA CAMİİNİN İNŞAATINDA ONU HEP EN ÖNDE KOŞANLAR ARASINDA GÖRDÜK.
GEÇEN DÖNEM TEŞKİLATIN MUHASİPLİĞİNİ DE YAPAN BABLI KARDEŞİMİZ 8.BÜYÜK KURULTAYDA FRANSA TÜRK-FEDERASYON GENEL İDARE KURULU ÜYELİĞİNE DE SEÇİLDİ..
PARİS CLİCHY OCAĞINA, MEVLANA CAMİİNE GELEN HOCALARA ÖĞRETMENLERE SOFRASINI DA GÖNÜL KAPISINI DA CÖMERTÇE AÇAN BABLI ÇUBAN ÜLKÜDAŞIMIZ; ÖZLEDİĞİMİZ TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİNİN SEMBOLÜ GİBİDİR.
AKRABALARI ARASINDA BELKİ ONU "MİLLİ HAİN" İLAN EDENLER VARDIR.
FAKAT KİM NE DERSE DESİN; BABLI;
"ALLAH BİR!..BAYRAK BİR!..VATAN BİR!.." DİYENLERDEN..
BİRLİĞİMİZİ DİRLİĞİMİZİ BOZMAK İSTEYENLERE İNAT;
"KARDEŞİZ TEK VÜCUT TEK BİR MİLLETİZ!" ÜLKÜSÜNE BAĞLI YAŞAYANLARDAN...
YUNUSLARIN,HACI BEKTAŞLARIN MAYALAYIP YOĞURDUĞU MUKADDES KARDEŞLİĞE İNANANLARDAN..
ŞAHSEN BABLI`NIN HADDİNDEN FAZLA ELİ-AÇIK CÖMERTLİĞİNDEN BAŞKA DELİDOLU YÖNÜNE ŞAHİT OLMADIM.
BİR DE BAZEN CAHİLCE GİBİ GÖRÜLSE DE GÖZÜNÜ BUDAKTAN, SÖZÜNÜ DUDAKTAN ESİRGEMEYEN DOBRA DOBRA TARAFI VARDIR.
DAVA DELİSİ BABLI KARDAŞIM..
AHMET HOCAMIN, ENVER HOCAMIN VE BENİM KURSAĞIMDA ÇOK EKMEĞİN VAR...
YÜKSÜNMEDEN, PATRONLUK TASLAMADAN, KENDİ ELLERİNLE SERVİS YAPTIĞIN ÇOK SABAH ÇORBALARINI İÇTİK..ÇOK DÖNERLERİNİ, EV YEMEKLERİNİ ARATMAYAN YEMEKLERİNİ YEDİK..ÜSTÜNE ÇAY KAHVE İKRAMLARINI DA HİÇ UNUTMADIN..
BAZEN MEMLEKET HASRETİNE BİLE İLAÇ GİBİ GELEN TAZE GEVREK SİMİTLERİN DE NASİP OLDU..
SENDEN İNSANLIK, ADAMLIK VE AĞALIK ADINA ÇOK DERS ALDIK..
KINAYANLARIN KINAMASINA, KISKANANLARIN HASEDİNE ALDIRMA..
DOĞRU BİLDİĞİN YOLDA, İNANDIĞIN GİBİ YÜRÜMEYE DEVAM ET..
BU RESMİ 15 HAZİRAN GECESİ, ÇEKLERİ 3-2 YENDİĞİMİZ AVRUPA KUPASI ÇEYREK FİNALE YÜKSELME MAÇINDAN SONRA ÇEKTİM..
HEYECANDAN, KOŞUŞTURMADAN NEFES NEFESEYDİN
SENİ HASTA SOLGUN ZAYIF GÖSTEREN BU RESMİ SİTEME KOYMAK İSTEMEDİM.
"ÖNEMİ YOK, BİRŞEY OLMAZ HOCAM..SİLME DURSUN" DEDİĞİN İÇİN SİLMEDİM.
BENİM SENDE GURBET ARKADAŞLIĞI VE VARA-YOĞA KAFANI ÜTÜLEMEDEN GAYRI HAKKIM YOK, BİLİYORUM..
FAKAT SENİN BENDE ÇOK HAKKIN VAR..
HAKKINI HELAL ET BABLI GARDAŞIM..
VEFALI DOST YÜREKLER ASLA UNUTULMAZ..
BEN DE SENİN UNUTMAYACAĞIN İSİMLER ARASINA DAHİL OLDUYSAM;
BANA BUNUN SEVİNCİ YETER..
RABBİM DAHA GÜZEL GÜNLERDE, DAHA İYİ ORTAMLARDA DA BU DOSTLUĞU, BU ÜLKÜDAŞLIĞI YAŞAMAYI BİZLERE NASİP ETSİN İNŞAALLAH..

Bayramda hatırlamam gereken daha nice dostları hatırladım amma, hısım akrabayı biraz ihmâl ettim biraz... Mecburiyetten...

Allah hepimize ağız tadı ve gönül huzuru ile nice bayramlara kavuşmayı nasip etsin...

Hasan TÜLKAY 29 Kasım 2009 Pazar- ANTALYA
babaturk@mynet.com hasantulkay@hotmail.com
http://hasanhoca.azbuz.com http://hasanhocam.skyrock.com

Sayfadaki Resim: Babli ile beraber Paris (Gousainville) Türk Federasyon Gençlik Şölenindeyiz. 27 Aralık 2008




# Posté le dimanche 29 novembre 2009 11:34

KÜÇÜK HABERLERDEN BÜYÜK MUTLULUKLAR

KÜÇÜK HABERLERDEN BÜYÜK MUTLULUKLAR
YA DA ASLI'NIN GÜNLÜĞÜ

ASLI dün aşı oldu. Hem de üç aşı birden... Hafif ateşlendi... Amma ağlamadı...

Bugün ASLI'nın ilk defa tırnakları kesildi. Operasyon sırasında sağ işaret parmağının tırnak eti de kesilivermiş. ASLI acı ve öfkesi hissedilecek şekilde ses çıkarmış, yine de ağlamamış. Fakat annesinin yüreciği cız etmiş... “Aman benim kızıma da kızıma” demiş... Kahramandır benim kızım!..

Domuz gribi yasağına rağmen dedesi dayanamamış; ASLI'yı öpüvermiş... Hem de iki yanağından bir de...

ASLI annesini sesinden fark eder olmuş...

ASLI agu gugu derken, acıkınca “anne”ye benzer sesler de çıkarıyormuş...

ASLI'ya araba beşik, motor sesi ninni gibi geliyormuş...

ASLI annesinin halakızı AYŞE ile fotoğraf çekilmiş...

ASLI kendisinden tam onbir gün büyük AYŞE'ye abla diyecek miymiş... Kırkı karışanlar arasında abilik ablalık olur muymuş, olmaz mıymış?..

Babası ASLI'yı çok özlemiş. Telefonda babasına ASLI'nın gülücük sesini duyurmak için dedesi, annesi, anneannesi şaklabanlık yapıyorlar...

Celal dedesi ile Fatma ninesi de telefonda önce ASLI'yı soruyorlar, ASLI'nın sesini duymak istiyorlarmış...

“Kız beşikte, çeyiz sandıkta”ymış... ASLI büyüklerin hediyelerinden ziynet hazırlıklarını tamamlamış bile...

Aaaa!.. ASLI'nın kolunda altın künyesi de varmış... Bu krizde!...

Büyük halalar ASLI'ya hırkalar örmüşler hepsi birbirinden güzel... Ayşe halası ikinci hırkaya başlamış...

ASLI akşamüzeri annesi, anneannesi ve dedesiyle birlikte KOMAŞ'a alışverişe gitmiş. Seyyar, katlanabilen özel makam arabasında, mağazada da uyuyakalmış...

ASLI annesiyle Cuma pazarından elma, portakal, mandalin, muz... Daha neler neler almış...

ASLI elini emiyor, eldivenlerini kirletiyormuş...

Yanağından öptüğü yetmezmiş gibi, dedesi ASLI'nın elini de öpüvermiş...

ASLI annesinin elini de emiyormuş, ASLI'ya emzik mi almalıymış acaba?..

ASLI kucakta yatmayı sevmiyormuş. Yatırınca basıyormuş yaygarayı...

ASLI hık demiş de babasının burnundan düşmüş. Tokat'ta KÜÇÜK KERİM diye seviyorlarmış... "Boşversene sen, dayısının bebeklik resimlerini ASLI diye göstersem yutmayan kalmaz!.."

Dedesi hapşırınca ASLI korkmuş... Türkmen kızına korkmak yakışır mıymış hiç?..

ASLI'ya allı, morlu ne giyse yakışıyormuş... Hele son giydiği çizgi çizgi rengârenk tişört ASLI'yı gökkuşağına benzetmiş...

Dedesi ASLI'yı denize götürmüş... Lara'daki kumsaldan avuç avuç deniz kabukları toplamışlar...Şelale ve Akdeniz hatırası çekelim derken ASLI'yı üşütmüş... Ah dedesi seni!...

ASLI on gün sonra tam üç aylık olacakmış...

ASLI yattığı yerde sağa sola dönmek için çabalıyormuş... Ha döndü, ha dönecekmiş... Bundan sonra kanepeye, koltuğa yatırıp geçmek yokmuş...

İsviçre'den ASLI'nın dedesinin teyzesinin kızının çocukları ASLI'yı çok sevmişler. Facebook'taki resimlerine dönüp dönüp bakıyorlarmış...

ASLI'nın Yücel dayısı dayanamamış, dört günlüğüne kafadan izin almış, on saatlik yoldan yeğenini görmeye gelmiş... ASLI'yı Elif de çok sevmiş... “Yav çok tatlı... Aman aman şunun gülüşüne, bakışına!..” demiş...

ASLI'nın babası KERİM Pazar günü akşama doğru Antalya'da olacakmış... Tokat-Antalya bin kilometre, mühim değilmiş, arabasıyla geliyormuş...

KERİM ile ASLI da birbirlerine çok yakışıyorlarmış... Yoksa babası kendi ismi KEREM'e benzediği için mi ASLI'ya bu ismi seçmiş... Yok yok, Kerem ile ASLI'nın hikayesini yüksek lisanslı halk edebiyatçısı annesi AYŞE YÜKSEL bildiğine göre, isim babalığı anneye aittir...

ASLI gülünce gözlerindeki şehlalık daha çok belli oluyormuş...Mühim değil, göz kasları güçlendikçe geçermiş...

Hani büyümüş de küçülmüş denen cin gibi çocuklar olur ya; ASLI'nın dedesiyle ninesi (pardon anneannesi) ASLI'yı severken kendilerini öyle olgun çocuk gibi hissediyorlarmış...

ASLI yazın dedesinin omuzuna binecek, kel kafasına da şaplak vurup dedesini kızdıracakmış...

ASLI boynu kısa olsa da boyu uzun, selvi boylu bir kız olacakmış... Daha şimdiden 47'den 63'e çıkmış, tam 16 santim uzamış...

ASLI medyatik mi olacak yoksa... Dün bir bugün iki; geçen hafta HEDEF gazetesine resmini basmışlar...
İkinci sayfada amma, zararı yok; yaşını doldurunca birinci sayfaya da çıkar...

FB fanatiği babası ASLI'ya hususî Fenerbahçe forması almış... Fakat ASLI büyüyünce annesinin taraftarı (Cim-Bom Vadisinin Arslanı) olacakmış!.. Babası “Eyvah!.. Yandı gülüm keten helva!..” diye sızlanacakmış...

ASLI'nın tek gıdası ana sütü imiş. Beslenme saatinde dedesine de odasına giriş yasağı konulmuş!..

Annesi ASLI'ya haftada bir, bir damla D vitamini veriyormuş. Tatlı bir sıvı olmasına rağmen ASLI yine de yüzünü buruşturuyormuş...

ASLI banyo yapmayı çok seviyormuş... Her gün de banyo yapıyormuş... ASLI cipcip yaparken dedesi resimlerini çekmiş...

Annesinin kırmızı-beyaz bebeklik elbisesini 27 yıl sonra ASLI da giyiyormuş. Annesinin bebeklik elbisesi ASLI'ya bayrak gibi pek de yakışmış...

Dedesi ASLI'ya minik minik tekerlemeler maniler düzmüş; boru gibi sesiyle ninni niyetine söylüyormuş:

Tokatlı “Kat”lı
Şekerden tatlı
Uçup da gelmiş
Bir beyaz atlı
Alları giymiş
Ak-kızım Aslı
Gelin olup gider
Annesi yaslı
Melekler gelmiş
Gözleri şanslı....

Arada nakarat: “Uyusun da büyüsün neni... Tıpış tıpış yürüsün neni!..”

Evlerin altın topu ASLI'dan kaynaklanan, daha nice haberler varmış... Bebek gibi güzel haberler...

ASLI aşağı, ASLI yukarı!..

Dedesi annesine ASLI'nın günlüğünü yaz diye sıkı sıkı tembih etmiş... Annesi de ASLI'nın el ve ayak izleri çiziminden gayrı bir şey not etmemiş. Bunun üzerine dedesini uyku tutmamış... Geceyarısı günlüğünü torununa ayırmış..

Ne dersiniz, iyi etmiş mi?

Hasan TÜLKAY (20-21 Kasım 2009 – Antalya)
babaturk@mynet.com hasantulkay@hotmail.com
http://hasanhoca.azbuz.com http://hasanhocam.skyrock.com

Sayfadaki Resim: ASLI anneanesi GÜLSEREN hanımla..23 Kasım 2009 Antalya









































# Posté le mardi 24 novembre 2009 15:56

ÇOCUKLAR GÜLE BENZER

ÇOCUKLAR GÜLE BENZER

Gözleri yıldızlara,
Dilleri bala benzer.
Erenler anlattı ki,
Çocuklar güle benzer.

Tam severler sevince,
Duyguları ne ince,
Solar örselenince,
Çocuklar güle benzer.

Can gelirdi cihana
Anlaşılsaydı mana
Büyükler bahçıvana
Çocuklar güle benzer.

Böyle demiş şair Ahmet Efe...
Öyleyse biz de çocuklarımızı bir gül goncası gibi sevelim...
Onların küçücük dünyalarını yıkmayalım...
Sevgi ve şefkat, çocuğa sunulan en değerli armağandır...
Sevgisiz büyüyen çocuk, susuz yetişen ağaca benzer...
Hasan TÜLKAY
24 Kasım 2009 Salı- ANTALYA
babaturk@mynet.com
hasantulkay@hotmail.com
http://hasanhoca.azbuz.com

# Posté le mardi 24 novembre 2009 12:53