BİZE AĞIRBAŞLI OLMAK YAKIŞIR
TAHRİKLERE KAPILMAYIN
Futboldaki başarımızla yükselen millî gurur Avrupada Türk festivali gibi gösterilere sebep oldu. Bundan rahatsız olanlar, bugünkü Hırvatistan maçını da kazanırsak; gösterileri provoke etmek isteyebilir. Bölücü örgüt bu işin taşaronu seçilip Türk bayraklı arabalara, evlere, işyerlerine saldırı olabilir. Nitekim fısıltı gazetesiyle yayılan "Kürtler olay çıkaracak" söylentilerini yabana atmayalım.
Şunu iyi bilelim:
Kürtler Türkiye'nin zaferinden gurur duyar, olay çıkarmaz.
İsviçre ve Çek Cumhuriyeti galibiyetlerimizden sonra arabalarına bayrağımızı asıp konvoya katılanlar arasında Urfa, Erzincan, Gaziantep tarafından vatandaşlarımız yok muydu sanki?
Doğuda, Güneydoğuda, Diyarbakır-Van-Hakkari'de bile millî takımın başarısından gurur duyuluyor.
Bırakın Türkiye'den gelen "Kürt asıllı" vatandaşlarımızı Araplar, Afrikalılar bile bizimle eğlenmediler, coşmadılar mı?.
Türklüğün manevî coğrafyasının ne kadar geniş olduğunu bizzat görüp sevinmedik mi?..
Ancak bu akşam Avrupa çeyrek final maçını da geçersek; kutlamaları hedefinden saptırmak, Türkleri potansiyel suçlu göstermek isteyenlere karşı çok uyanık ve tedbirli olmalıyız.
Bizim Kürt dediğimiz vatandaşlarımızla herhangi bir derdimiz, sıkıntımız yok. Çünkü zaten pek çok Kürt arkadaşımız var. Ancak; zaten Türkiye düşmanlarının maşası olan bölücü örgütün uzantılarını kurmuş olabilirler. Kendi akılları fikirleri ile hareket etmekten aciz, kumandaları gizli ellerde olan zavallılar çıkarsa; onları kesinlikle muhatap almayalım.
Bu hatırlatma Avrupadaki bütün vatandaşlarımız için geçerlidir.
Fakat en çok da gençlerimiz için geçerlidir.
"Deli-kanlı"yız, o halde delilik de hakkımızdır, demesinler..
Bakın size tarihten bir hadise anlatayım:
Cihan padişahı, Fransızların da "Magnifique" (Muhteşem) lakabıyla andıkları Kanunî Sultan Süleyman Macaristan seferinden dönerken ordusuna İstanbul önlerinde konaklanmasını emreder. Payitahta gece, el-ayak çekilince, sessiz sedasız girilecektir. Ülkelerin, kıtaların önünde eğildiği büyük padişah, "Muhteşem Süleyman" "Ola ki" der, "Ahali yollara dökülür, Allah'ın inayetiyle kazandığımız zaferi kendimizden sanırız!."
Büyük bir seferden, zaferden bile kendizine gurur payı çıkarmak istemeyen padişahlar nerde, biz nerdeyiz?.
Kanunî devri ki, gücümüzün zirvede bulunduğu; Haçlılara taç çıkarttığımız, baş kaldıranın başını kopardığımız devir..
Törensiz- merasimsiz, alâyişsiz-nümâyişsiz seferden dönen cihan padişahının soyundan, Osmanlı torunları değil miyiz?..
Elbette eğlenmek, başarımızdan gurur duymak hakkımız..
Yıllarca ezildik, büzüldük, geri çekildik...
Kendimizi bulmaya, kendimize gelmeye muhtacız.
Başarıya, zafere susamış bir toplumuz..
Eğlenirken de, öğrenirken de kutlama yaparken de; bize ölçülü, ağırbaşlı, soğukkanlı olmak yakışır...
İnşallah bu akşam Hırvatlara karşı yeni bir destan yazacağız..
Hasan TÜLKAY
20 Haziran 2008 Cuma Clihy Sous Bois Ülkü Ocağı Paris-Fransa
babaturk@mynet.com
hasantulkay@hotmail.com
http://hasanhoca.azbuz.com
TAHRİKLERE KAPILMAYIN
Futboldaki başarımızla yükselen millî gurur Avrupada Türk festivali gibi gösterilere sebep oldu. Bundan rahatsız olanlar, bugünkü Hırvatistan maçını da kazanırsak; gösterileri provoke etmek isteyebilir. Bölücü örgüt bu işin taşaronu seçilip Türk bayraklı arabalara, evlere, işyerlerine saldırı olabilir. Nitekim fısıltı gazetesiyle yayılan "Kürtler olay çıkaracak" söylentilerini yabana atmayalım.
Şunu iyi bilelim:
Kürtler Türkiye'nin zaferinden gurur duyar, olay çıkarmaz.
İsviçre ve Çek Cumhuriyeti galibiyetlerimizden sonra arabalarına bayrağımızı asıp konvoya katılanlar arasında Urfa, Erzincan, Gaziantep tarafından vatandaşlarımız yok muydu sanki?
Doğuda, Güneydoğuda, Diyarbakır-Van-Hakkari'de bile millî takımın başarısından gurur duyuluyor.
Bırakın Türkiye'den gelen "Kürt asıllı" vatandaşlarımızı Araplar, Afrikalılar bile bizimle eğlenmediler, coşmadılar mı?.
Türklüğün manevî coğrafyasının ne kadar geniş olduğunu bizzat görüp sevinmedik mi?..
Ancak bu akşam Avrupa çeyrek final maçını da geçersek; kutlamaları hedefinden saptırmak, Türkleri potansiyel suçlu göstermek isteyenlere karşı çok uyanık ve tedbirli olmalıyız.
Bizim Kürt dediğimiz vatandaşlarımızla herhangi bir derdimiz, sıkıntımız yok. Çünkü zaten pek çok Kürt arkadaşımız var. Ancak; zaten Türkiye düşmanlarının maşası olan bölücü örgütün uzantılarını kurmuş olabilirler. Kendi akılları fikirleri ile hareket etmekten aciz, kumandaları gizli ellerde olan zavallılar çıkarsa; onları kesinlikle muhatap almayalım.
Bu hatırlatma Avrupadaki bütün vatandaşlarımız için geçerlidir.
Fakat en çok da gençlerimiz için geçerlidir.
"Deli-kanlı"yız, o halde delilik de hakkımızdır, demesinler..
Bakın size tarihten bir hadise anlatayım:
Cihan padişahı, Fransızların da "Magnifique" (Muhteşem) lakabıyla andıkları Kanunî Sultan Süleyman Macaristan seferinden dönerken ordusuna İstanbul önlerinde konaklanmasını emreder. Payitahta gece, el-ayak çekilince, sessiz sedasız girilecektir. Ülkelerin, kıtaların önünde eğildiği büyük padişah, "Muhteşem Süleyman" "Ola ki" der, "Ahali yollara dökülür, Allah'ın inayetiyle kazandığımız zaferi kendimizden sanırız!."
Büyük bir seferden, zaferden bile kendizine gurur payı çıkarmak istemeyen padişahlar nerde, biz nerdeyiz?.
Kanunî devri ki, gücümüzün zirvede bulunduğu; Haçlılara taç çıkarttığımız, baş kaldıranın başını kopardığımız devir..
Törensiz- merasimsiz, alâyişsiz-nümâyişsiz seferden dönen cihan padişahının soyundan, Osmanlı torunları değil miyiz?..
Elbette eğlenmek, başarımızdan gurur duymak hakkımız..
Yıllarca ezildik, büzüldük, geri çekildik...
Kendimizi bulmaya, kendimize gelmeye muhtacız.
Başarıya, zafere susamış bir toplumuz..
Eğlenirken de, öğrenirken de kutlama yaparken de; bize ölçülü, ağırbaşlı, soğukkanlı olmak yakışır...
İnşallah bu akşam Hırvatlara karşı yeni bir destan yazacağız..
Hasan TÜLKAY
20 Haziran 2008 Cuma Clihy Sous Bois Ülkü Ocağı Paris-Fransa
babaturk@mynet.com
hasantulkay@hotmail.com
http://hasanhoca.azbuz.com




